Atçılık, yamaç paraşütü gibi farklı spor dallarını yapmak için de imkanlar var.
Abant Gölü'nde doğanın dengesini bozmamak adına su sporları yapılmasına izin verilmiyor. Göle girmek de mümkün değil. Ama belgeli olması kaydıyla isteyenler balık tutabiliyor.
Oltacıların balıktan yana pek şansları yok. Zaten maksatlarının göl kenarında dinlenmek olduğu söylemeden geçemiyorlar.
Abant Gölü ile çevresi Abant alası ve su samuru koruma alanı. Su samurlarını görebilmek için, sabahları güneş doğmadan samurların yuvalarının olduğu yere gelip beklemek gerekiyor.
Abant'ta hava gün içinde sıkça değişebiliyor. Bu yüzden hırkanızı, şemsiyenizi ya da yağmurluğunuzu yanınıza almalısınız. Abant yazın bile en fazla 28 derece oluyor. Özellikle akşamları oldukça serin. Bu yüzden tedbirli olmakta yarar var. Zaten böylesine ormanlık bir yerde sıkça yağmur yağması da kaçınılmaz. Ancak tesisler kış ayları düşünülerek yapılmış olduğu için hava koşullarından etkilenmeden de iyi vakit geçirmek mümkün.
Piknik ve kamp alanları, Abant Gölü çevresinde.
Doğayla içiçe bir gün geçirip de buradan alışveriş yapmak isteyenler için, civar köylerden gelenlerin sattığı birçok doğal ürün var. Ama Abant'a has çok özel bir mamül yok doğrusu. Börülce, erik kurusu, fasulye, doğal petekli bal, kuşburnu ve köy peyniri gibi Anadolu'nun bir çok köyünde üretilen doğal ürünlerden buradan da alabilirsiniz. Tüm bunların kredi kartı ile satılması bir tezat gibi görünse de yanında nakit taşımayanlar için kolaylık sağlıyor.
Biz de alışverişimizi yapıp tam yola koyulmaya hazırlanırken, güneş kendini gösteriyor ve hava açıyor ve dönüş vakti yaklaşıyor.
ULAŞIM
İSTANBUL-ABANT 280 km.
EN KISA YOL ÜCRETLİ ANADOLU OTOYOLU ÜZERİNDEN
KAYNAŞLI'DA OTOYOLDAN ÇIKILIYOR
BOLU DAĞI'NIN BİTİMİNDEN ABANT SAPAĞI'NDAN GİRİLİYOR. |